Morbidite bir toplulukta herhangi bir hastalık için görülme sıklığı, yani hastalığa sahip sağlık lı kişilere oranı şeklinde tarif edilebilir.

MORBİDİTE NEDİR, NE İŞE YARAR?

Olgu- fatalite hızı yüksek olan hastalıkların araştırılmasında ölüm hızları önemlidir. Bununla birlikte birçok hastalıkta, olgu - fatalite hızı düşüktür. Bu durumlarda morbidite verileri (hastalığın görülme sıklığı verileri) mortalite verilerine göre daha yararlıdır. Bir çok ülkede, bazı morbidite verileri yasal bir zorunluluk olarak toplanmaktadır. Örneğin bildirimi zorunlu hastalıklarda olduğu gibi. Kolera gibi karantinayı gerektiren hastalıklar ve AIDS gibi diğer bazı ciddi bulaşıcı hastalıklar bildirimi zorunlu hastalıklar kapsamındadır. Bildirim, hastanın tıbbi hizmeti almak istemesine, doğru tanı konulmasına ve bildirimin gerekli yerlere yapılmasına bağlıdır ve pek çok olgu hiçbir zaman bildirilmez. Morbidite ile ilgili verilerin temin edildiği diğer kaynaklar, hastane kayıtları, poliklinik kayıtları ve birinci basamak ile ilgili hizmetlerin kayıtları ile kanser ve konjenital malformasyonlar gibi hastalıklarla ilgili olarak tutulan kayıtlardır. Epidemiyolojik çalışmalara yararlı olabilmesi için bu gibi kayıtların geçerli ve kolay elde edilebilir olması gereklidir. Rutin olarak tutulan morbidite verileri çok sınırlı olduğundan, bir çok çalışmada özel olarak düzenlenmiş anketler ve tarama yöntemleri kullanılarak morbidite verileri elde edilmeye çalışılır. Araştırıcılar bu verilere ve bu veriler kullanılarak hesaplanan hızlara daha çok güvenirler.

Hastalıklar sonucunda oluşan bozukluklar, sakatlıklar ve engellilik durumları gibi sorunlar da ölçülebilir. Sakatlıkların prevalansının ölçülmesi zordur. Buradaki zorluklar morbidite ölçümlerindekinden bile daha fazladır, pek çok sosyal faktörden etkilenme söz konusudur. Bununla birlikte bu konu, giderek yaşlanan ve akut ve ölümcül hastalıkların düşüş göstermeye başladığı toplumlarda artan bir önem kazanmaktadır.

Hastalıkların veya sağlıkla ilgili durumların görülme sıklıklarının ölçülmesi, epidemiyolojik çalışmanın sadece başlangıcıdır. Bundan sonraki aşama, etken ile farklı şekillerde karşılaşmış olan iki veya daha fazla grup arasında karşılaştırma yapılmasıdır. Nitelik olarak bakıldığında, çalışma kapsamındaki bir kişi, söz konusu etken ile karşılaşmış veya karşılaşmamış olabilir. Etken ile karşılaşmamış olan grup genellikle kontrol grubu olarak kabul edilir.Nicelik olarak ise, etkenle karşılaşmış olan kişilerde karşılaşma süreleri ve karşılaşılan etken miktarı farklı olabilir.

Görülme sıklıklarının karşılaştırılması işlemi etken ile karşılaşma sonucunda oluşacak olan sağlık riskini kıyaslamak amacıyla kullanılır. Mutlak ve relatif (göreceli) karşılaştırmalar yapılabilir; sonuçlar etkenle karşılaşma ile bunun sonucu arasındaki ilişkinin kuvvet derecesini gösterir.